4 Nisan 2013 Perşembe

Bazı dersler çok sıkıcı

Ama bu o kadar da kötü bir şey değil :P






Son zamanlarda çok bunaldım, okulun bunda payı büyük. Son dönem, mezun olacağım ya bitse de gitsek moduna girdim iyice. Kile bile zaman ayıramıyorum, siparişler iş gibi göründüğünden keyif vermiyor (zaten verilmiş sözleri yerine getirdikten sonra uzunca bir süre sipariş kabul etmeyeceğim), bir şey yapmak istemiyorum filan garip bir moddaydım. Sürekli bir yorgunluk bitkinlik; yorgun uyanıyorum, yorgun uyuyorum, sürekli omuzlarımda birer fil oturuyor resmen. Ne zamandır çizim de yapmıyordum ama dün sıkıcı derslerin birinde ufak karalamalar yaparken uzun zaman sonra (siz deyin 1 yıl, ben diyeyim 2) ilk kez bir şeyler çizdiğimi farkettim.  Ve bu kadar bunalıklıkta, omuzlarımdaki kara fillere inat filizlenen ufak fikirler beni öyle mutlu etti ki... Hala umut var :P 

Tükenmez kalemle çiziktirdiğim bu hanımkızımız şu siparişler bittikten sonra kukla olacak, çok net olarak da kafamda hayal edebiliyorum nasıl görüneceğini :) 




Öyle bir heves motivasyon geldi, şipşak fotoğraflarını çekip paylaşayım istedim :) Modelleme süreci çizmimime de katkı sağlamış kesinlikle, eskiden bu kadar beğenmiyordum karalamalarımı, ya da keramet tükenmez kalemde midir nedir :P

1 Nisan 2013 Pazartesi

Seramik Atölyesinde 2. Gün / 2nd Day at Ceramics Class


Güya hemen bitirecektim ama diğer dersler ödevler ümüğüme çöktüğü için seramik dersine bu hafta gidebildim, bu hafta da gitmesem çok pis azar yiyecektim kanımca ^.^


Atölyede 2. hafta, 3-4 saatlik bir dersin sonunda bu kadar ilerledim. Saçları ekleyince bir güzellik geldi :) Gözlerini de kapalı yaptım, gülümseme ve elflikle daha da bir uyumu oldu  sanki böyle ^.^

İçini de boşalttım, saçlar ve birkaç düzenleme daha kaldı, bugün sıkıldığım ve boynum da ağrıdığı için saçları öylesine ekleyip torbaya kaldırdım, sonraki derste bitecek umarım :)


 Evet, hala şamotlu kile gıcık olmaktayım, pötörö pötörö her yaptığımı bozuyor, o kulakları dudakları ne siz sorun ne ben söyleyeyim yani. Bir de ergenlik sivilcesi çıkartıyormuş gibi görünüyor elfimiz :P


Böyle işte ^.^ 

Eve gelince simetri hatası vs.si görmek için fotoğraf çekiyorum çıkarken, kendime günlük niyetine de koyuyorum buraya bakalım. Okul o kadar yoğun ki çatlamak üzereyim, arada böyle dersler olmasa kafayı yiyebilirmişim :)

19 Mart 2013 Salı

Aslında Bizi Kandırıyorlarmış :P - Polimer Kil Fırınlama/Pişirme Dereceleri Hakkında Ufak Bir Not

Blog dar olduğundan resim minnak, büyütmek için üstüne tıklayabilir ya da sağ tıklayıp yeni sekmede açabilirsiniz ;)

Bugün art doll grubumda Prosculpt-Cernit karışımım üzerine konuşurken bir arkadaş Prosculpt'ın daha yüksek derece piştiğini ve fırınlamayı ona göre yapmamı söylediğinde farkettim yukarıdaki durumu!

Biz celcius kullandığımız için farketmemiştim ama aslen Cernit 265 fahrenheit (130 derece celcius); Prosculpt, Premo ve Sculpey (genel olarak bütün polyform ürünlerinde) 275 fahrenheit (aslen 135 derece celcius) yazıyor pişirme derecesi olarak. Sevgili Polyform bütün killeri için 130 derece yazmış ama aslen 135 dereceye çevriliyor fahrenayt karşılığı, yani evet, 135 derecede pişirmek gerekiyor Sculpey ve türevlerini (Premo da, Super Sculpey'ler filan da hep polyform ürünü, hepsi için aynı durum geçerli).

Belki de bu yüzden sağlam bir polyform kilini rastlayamamışımdır henüz, yanlış pişirmemi sağladıkları için. Hoş, 5 derece ne kadar farkettirecek tabii ama olsun :P

O kadar formül geliştiren bir firmanın yanlışlıkla yapacağı bir şey değil tabii bu. Bir-iki sene önce formülleri değişti bir şeyler oldu ve belli sınırlamalar getirdiler polimer killere, o yüzdendir diye tahmin ediyorum. Yine de sinir bozucu bir durum.

Bu arada Super Sculpey ve Sculpey III ile hiç iyi deneyimlerim yok, hiç sağlam killer değiller, Premo daha iyi ama onun da sadece efektli versiyonları olan "accents" var güzel ülkemizde. İnsan modelleme için super sculpey tavsiye eder misin diyenler oluyor bazen mail yoluyla ulaşıp, buradan da söyleyeyim, etmem :) Super Sculpey çok kalitesiz bir kil dayanıklılık bakımından, eliniz çarpıp düşse kırılıyor yaptığınız şeyler, ve rengi çok koyulaşıyor fırında. Valla çok acayip şeyler yapanlar da var SS ile ama ben naçizane hiç iyi deneyimler yaşamadım kendisiyle ve tavsiye etmiyorum, paranıza yazık, onun yerine puppen fimo alın ^.^

Seramik Atölyesinde 1. Gün :P / 1st Day at Ceramics Class


Okulda en fazla 4 güzel sanatlar dersinin kredisini saydırabiliyoruz, ben de heykel, resim, art of animation gibi en mikemmel dersleri en mikemmel hocalardan almışken mezun olmadan önce seramik dersi de almadan geçmeyeyim dedim. İlk iki hafta kitap baktırdı hoca örnekleri görelim diye, geçen hafta da rahatsız olduğumdan gidememiştim, bu hafta gidip nihayet killeri mıncırabildim.

Aslında ben ne güzel ejderhalı kupalar vesaireler yapacaktım kendime ama sırlarımız pek kaliteli olmadığından sağlık açısından sorun olmaması için kullanmalık çaydanlık kupa vesaire yapamıyormuşuz. Aklımda çok da bir fikirle gitmemiştim ejderhalar harici, ders 4 saatlik, geçen hafta da bir şey yapmamışken ne yapsam krizi yaşamamak adına hiç değilse bildiğim bir şey yapayım dedim. Aslında bu insan yüzlü figüratif vazo olacaktı ama yüzü yaparken olay vazodan çıktı artık.



 Heykel dersinden neden soğuyup gitmek istemediğimi de bu sayede hatırladım: şamotlu kil! İçinde pişmiş seramik parçaları var kum gibi, böyle pötürcüklü sinir bozucu bir şey. Düzeltirken elinize gelen şamot parçaları çötee diye yüzü çizip bütün detayları bozup gidiyor. O yüzden fazla detaylı çalışamadım zaten.


3-4 saat sonunda ortaya çıkan şey bu, daha kaşlar gözler dudak simetri filan düzeltilecek, içi boşaltılacak filan. Kili sevemedim, o yüzden hevesim de kaçtı. Cuma tekrar gideceğim, bir an önce bitse de farklı bir kil çeşidiyle yeni bir şeye başlasam :P 




Odamda koca bir yüz istemiyorum tabii, o yüzden buna böyle bir sanatsallıkar bir şeylikler katıp, kafanın üst kısmını da kesip kapak yaparak dekoratif kutu (ya da saksı :P) yapacağım gibi. Var mı fikri olan? :D

17 Mart 2013 Pazar

[TR] Ah Benim Zavallı Ellerim, ya da Şu Hamur Açma Makinesinin Dili Olsa da Anlatsa, ya da Hani Bir Fimo Puppen Vardı, Ne Oldu Ona


Yine kafamda bir sürü planla başlayıp angarya işler yüzünden onda birini yapabildiğim bir hafta sonu oldu :P 

Vaktiyle tü kaka pis dediğim fimo puppen miniature/flesh rengi ne zamandır duruyordu; pişince yavru ağzına döndüğü ve çok opak olduğu için bir türlü sevememiştim. Geçenlerde online bir doll supply dükkanını kapanış indiriminde yakalayınca ve prosculpt, cernit doll collection, fimo puppen rose vb. killeri çok ucuza bulunca atladım. (500 gramlık cernit'ler 11 dolar, fimo puppen'lar 13 dolar filandı, burada 50 lira malesef) Kargo ve öğrenci kartı limiti yüzünden birer tane alabildim, şimdi keşke daha fazla alsaymışım diyorum :) 

Puppen fimo'nun rose rengini son yaptığım yüzde kullanmıştım, rengi çok sevdim. Prosculpt'ları da denedim ama benim için fazla matlar, -cernit ve puppen fimo'nun pembe alt-tonlarının aksine -kahverengi tonlarındalar ve pek de sağlam değiller açıkçası. En son erkek arkadaşımın yaptığı şaheseri severken çotank diye kırınca onlara da bir ayar çekmenin vakti geldiğini farkettim :P

Ama tabii bu renk karıştırma olayı elle yapılabilecek bir şey değil, elle bolca yımırmak gerekse de süreci hızlandırmak için hamur açma makinesi gerekiyor. Benim makine de 1 senelik, içi leş gibi, ten rengi geçirsem kapkara çıkar, o dereceydi. Aslında açık ve koyu renkler için farklı makineler kullanmak lazım ama öğrencilik zor zanaat :P

Ben de geçen hafta deli dürtmüş gibi hamur açma/erişte makinemi temizlemek için içini açmaya başladım, bir noktadan sonra bütün parçalar ayrılıp şu hale büründü:


Bunları birleştirmek için bütün mekanizmayı çözmem gerekti tabii. Valla mekanik saatleri açarken saatçilere acayip saygı duymuştum, ama bunu birleştirmeye çalışırken saatçilere ve diğer mekanik şeylerle uğraşanlara saygım kat kat arttı. Yine de uzunca bir süre dişli filan görmek istemiyorum :P

Mekanizmayı çözdüm, deneme yanılma yoluyla birleştirdim derken en son hamurun silindirlerin arasına girmesini engelleyen alt kapakçıklarını bir türlü beceremedim. Babam halletti onu da sağolsun, zaten o olmasa birleştirmem imkansızdı orası ayrı :P (Mühendis baba rullz! :D)


Sonrası bol bol yımırma ve makineden geçirme tabii. Ölçtüm baktım 1 kilo 200-300 gram civarı kil karıştırmışım, ellerim şişmiş durumda :)


Makinenin üstündeki fimo, yanındaki de prosculpt & cernit karışımı. Cernit Kato ile birlikte bilinen en sağlam killerden; sertliği, hafif transparan yapısı (porselen görünümü) ve 130 derecede fırınlanması sebebiyle çok da sağlam olmayan, mat ve krem peynir kıvamındaki prosculpt'larla karıştırmanın daha iyi olacağını düşündüm. 

Killeri karıştırırken fırınlanma derecelerine dikkat etmek gerekiyor, ben farklı derecede pişen killeri karıştırmıyorum, çünkü birden fazla fırınlamada çatlaklara yol açabileceğini okudum ve yaptığım şeylerin pişme aşamasında çatlamaları pek göze alabileceğim bir şey değil :P Eğer farklı derecelerde pişen iki kili karıştırırsanız da en yükseğine göre pişirmelisiniz, aksi takdirde geçen zaman içinde yaptığınız şey çatlayacak, bozulacaktır. Bunun sebebi kilin içindeki plasticizer'lar, bunlar belli bir derecede tepkimeye girerek bağ oluşturuyorlar, ancak siz bu dereceyi tutturamazsanız yalnızca dış kısım pişecektir. İçte kalan, pişmemiş plasticizer'lar ise zamanla pişen kısma hücum edip yaptığınız şeylerin bozulmasına sebep olacaklardır. O yüzden dikkat edin, fırının derecesine de güvenmeyin, ekstra bir fırın termometresi alın ;)


Soldaki prosculpt & cernit karışımı, koyu bir ten görünümü istediğim için Prosculpt Caucasian, biraz Prosculpt Baby ve birer paket Cernit Number One Flesh, Biscuit ve yarım paket opaque white ekledim. Azıcık da moldmaker tabii. Tam oranları yazarak başladım ama  sonrasında biraz daha ondan biraz daha bundan derken karıştı işler :) Yarım kilodan fazla kil var orada :)



Bu da Puppen Fimo karışımım. Buna da sanırım 300 gram miniature/flesh, 100 gram rose, 50 gram beige, 2 paket fimo classic white, yarım paket de fimo effects transluscent ekledim. Birkaç pinçik de fimo mix quick, ama hala taş gibi. Bu arada fimo classic'ler hakikaten çok yumuşaktı, soft'ları hayal edemiyorum. Fimo soft classic kadar sağlam değil araştırmalarıma göre, o yüzden bu tarz figürler için filan kullanacaksanız classic kullanın derim, zaten aşırı yumuşaklar ama  yumuşatmak için birazcık mix quick ekleyebilirsiniz. Bundaki mix quick oranını da artırmam gerekiyor ama mecalim kalmadı bu kadar kili karıştırdıktan sonra, bir günüm gözlemeci teyze modunda geçti resmen :P



Sol alttaki favorim Fimo Puppen Rose (şu orman perisi mi olsa ki postundaki yüzü bununla yapmıştım), sağ üstteki de tü kaka pis miniature/flesh. Ortada benim yeni karışımım. Fotoğrafta çok beyaz görünüyor ama rose'a çok yakın aslında. Bununla da bir şey yapıp paylaşacağım tez zamanda, şu siparişler bitsin de bir :)



Tabii polimer kil iğrenç derecede kirlenebilen bir şey, hele ki açık renklerle çalışmak ölüm. Çalıştığım yer cam, her yer, ellerim, hamur makinem tertemiz olsa da yine kirlendi yine kirlendi. Kirlendikçe kesip kesip aldım, bu kadar bir kirli kilim oldu, armatürlerde kullanılacak kendisi :)


Evet bu haftalık da sızlanmalarım bu kadar. Bayağı bir gevezelik ettim ama ilgilenenlerin işine yarayacak bir-iki şey olmuştur eminim :)

Daha ayrıntılı, fotoğraflı filan bir kil karıştırma seansı için şöyle buyrun: Polymer Clay Conditioning and Blending - Deb Wood
(Evet süreç böyle işliyor, hiç hoş değil! Ertesi güne fiziksel bir aktivite yapacaksanız uzak durun, şu an ellerim şiş, sızlıyor ve omuzlarımdan aşağısı tutmuyor resmen :D
Bu arada blender çok kaliteli bir şey olmadıkça pek bir faydası olmuyor, hele bir de sinbo deneyeyim diyorsanız motorun yanması an meselesi, aklınızda bulunsun :) 

Bu arada gelen mailler üzerine: Evet, armatür yapıyorum, aşağılarda bir yerlerde Patricia Rose'un underarmature örneğini paylaşmıştım hatta :)

4 Mart 2013 Pazartesi

[TR] Atölyeleştirme Çabaları ve Malzemeler, Malzemeler...

Son iki hafta benim için aşırı yoğun geçti, bir yandan okul, eğitimler, deneyler derken bir yandan da siparişler bütün vaktimi aldı ve yaptığımdan daha fazlasını bozma yeteneğim bu süreçte pek faydalı olmadı tabii :P Keşke bu kadar mükemmeliyetçi olup en ufak bir hatada çöpe fıydırmasam yaptıklarımı, alttaki hanımkızın da gözlerini düzelteceğim diye bir güzel mahvettim, oydum resmen o gözleri. Yeniden başlayacağım, bu sefer vücudu da olacak ve tamamlayacağım, inat ettim! :D

Bir yandan da odanın bir kısmını (daha doğrusu kardeşimin eski kapaklı bilgisayar dolabını) süper kullanışlı ufak bir atölyeye çevirdim babamın yardımlarıyla. Etrafı toparlayıp insanları korkutmayacak bir hale getirince fotoğraf çekip koyacağım buraya da, belki benim gibi minik alanlarda çalışmak zorunda olan insanlara bir fikir verir :)



Odayı elden geçirme sırasında elimdeki fazla malzemeleri nihayet ayırıp listeleyebildim. Çoğu Türkiye'de olmayan şeyler, ilgilenen olursa şuradan buyrun: http://www.kilpidesign.com/2013/03/stok-fazlas-malzemeler-polimer-kil.html

Modelaj gereçlerimi de tekrar elden geçirdim, ahşap toollara bakım yaptım falan fişman, onlarla ilgili ipuçları da yazacağım yakında. Hoş, burayı takip eden veya figür modellemeyle ilgilenen kaç kişi var bilmiyorum ama belki birinin işine yarar :)

17 Şubat 2013 Pazar

New Face / Yeni Yüz - Orman Perisi mi Olsa :)

Bi' gözü yere, bi' gözü göğe bakıyo zavallımın :P

Tatilde siparişleri de bahane edip biraz tembellik ettim, 1 hafta da şehir dışındaydım zaten. Baktım okul başladı başlayacak, cumartesi pazar oturup, sevgili Deb Wood'dan alma şansını yakaladığım online dersi çalışarak şimdiye kadar yaptığım en güzel yüzü yaptım :) Tabii kusurlar var, gözler dudaklar filan tekrar boyanıp düzelecek ama şimdilik aşk yaşıyoruz kendisiyle :P



Başlangıçta aklımda bir şey yoktu ama boyadıktan sonra kendisinin sevimli minnak bir orman perisi olması gerektiğine karar verdim :)



Gözleri de beyaz yarım toplar halinde yapıp piştikten sonra boyadım bu sefer. Rotring kapağıyla göz yapmanın sırları için ayrı bir post hazırlayacağım :P

İnsan yüzü anatomik olarak ne kadar zor bir şeymiş, kille simetriyi tutturmak ayrı bir mesele. Referans olarak bir resme bakarak çalışmak gerekiyor kesinlikle. Yaparken evirip çevirip her açıdan bakmak, bir de sıkça ara vererek durup tekrar bakmak gerekiyor hataları görebilmek için. Fotoğraf çekmek de faydalı, elinizdeyken görmediğiniz kusurlar fotoğrafta pötereee diye çıkıyor, tavsiye ederim :P


Bu da boyanmamış hali ve aşağıda yaparken çektiğim birkaç yapım aşaması fotoğrafı var, bayağı bir evrim geçirdi kendisi ^.^ 



ÖCÜ! :P Yine batırıyordum kurtardım neyse ki :P

Boyalar hakkında not: Bu sefer akrilik kullanmadım, nihayet Genesis'e terfi edebildim. Genesis boyalarıyla ilk denememdi bu, kendileri ısıyla sabitlenen, o zamana kadar da kurumayan özel boyalar. Akrilik gibi pişince etrafa yayılma veya ileride çıkma derdi yok yani, fırınlamak gerekiyor sadece. Fırça temizleme derdi filan da yok, ne güzel şey :P Terebentin vb. şeylerle inceltilebiliyorlar, kendi thinning medium'ları da var ama ben kokusuz terebetin kullandım (pebeo-odourless mineral spirits)

Ben son aldığım killerle birsürü getirtmiştim ama incelterek çok çok az kullanıldığı için 1 paket ömür boyu yetecek gibi görünüyor. Yani bunda ben sadece boyayı kaba koymak için kullandığım çay kaşığını iyice sıyırdıktan sonra kaşıkta kalan boyayı kullandım, ve daha yarısı bile bitmedi, kaldırmak zorunda kaldım bir sonraki kullanım için :D Çok hesaplılar, çok sevdim :D Dediğim gibi bir kutu bana ömür boyu yetecek gibi, elimde 10 gramlık (cc daha doğrusu) paketlerden fazla birer tane var, kaç renk bilmiyorum ama 8-9 renk olması lazım. Almak isteyen olursa mail atsın, ayrıntılı renk/foto filan göndereyim ^.^