yüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2013 Pazartesi

Seramik Atölyesinde 2. Gün / 2nd Day at Ceramics Class


Güya hemen bitirecektim ama diğer dersler ödevler ümüğüme çöktüğü için seramik dersine bu hafta gidebildim, bu hafta da gitmesem çok pis azar yiyecektim kanımca ^.^


Atölyede 2. hafta, 3-4 saatlik bir dersin sonunda bu kadar ilerledim. Saçları ekleyince bir güzellik geldi :) Gözlerini de kapalı yaptım, gülümseme ve elflikle daha da bir uyumu oldu  sanki böyle ^.^

İçini de boşalttım, saçlar ve birkaç düzenleme daha kaldı, bugün sıkıldığım ve boynum da ağrıdığı için saçları öylesine ekleyip torbaya kaldırdım, sonraki derste bitecek umarım :)


 Evet, hala şamotlu kile gıcık olmaktayım, pötörö pötörö her yaptığımı bozuyor, o kulakları dudakları ne siz sorun ne ben söyleyeyim yani. Bir de ergenlik sivilcesi çıkartıyormuş gibi görünüyor elfimiz :P


Böyle işte ^.^ 

Eve gelince simetri hatası vs.si görmek için fotoğraf çekiyorum çıkarken, kendime günlük niyetine de koyuyorum buraya bakalım. Okul o kadar yoğun ki çatlamak üzereyim, arada böyle dersler olmasa kafayı yiyebilirmişim :)

19 Mart 2013 Salı

Seramik Atölyesinde 1. Gün :P / 1st Day at Ceramics Class


Okulda en fazla 4 güzel sanatlar dersinin kredisini saydırabiliyoruz, ben de heykel, resim, art of animation gibi en mikemmel dersleri en mikemmel hocalardan almışken mezun olmadan önce seramik dersi de almadan geçmeyeyim dedim. İlk iki hafta kitap baktırdı hoca örnekleri görelim diye, geçen hafta da rahatsız olduğumdan gidememiştim, bu hafta gidip nihayet killeri mıncırabildim.

Aslında ben ne güzel ejderhalı kupalar vesaireler yapacaktım kendime ama sırlarımız pek kaliteli olmadığından sağlık açısından sorun olmaması için kullanmalık çaydanlık kupa vesaire yapamıyormuşuz. Aklımda çok da bir fikirle gitmemiştim ejderhalar harici, ders 4 saatlik, geçen hafta da bir şey yapmamışken ne yapsam krizi yaşamamak adına hiç değilse bildiğim bir şey yapayım dedim. Aslında bu insan yüzlü figüratif vazo olacaktı ama yüzü yaparken olay vazodan çıktı artık.



 Heykel dersinden neden soğuyup gitmek istemediğimi de bu sayede hatırladım: şamotlu kil! İçinde pişmiş seramik parçaları var kum gibi, böyle pötürcüklü sinir bozucu bir şey. Düzeltirken elinize gelen şamot parçaları çötee diye yüzü çizip bütün detayları bozup gidiyor. O yüzden fazla detaylı çalışamadım zaten.


3-4 saat sonunda ortaya çıkan şey bu, daha kaşlar gözler dudak simetri filan düzeltilecek, içi boşaltılacak filan. Kili sevemedim, o yüzden hevesim de kaçtı. Cuma tekrar gideceğim, bir an önce bitse de farklı bir kil çeşidiyle yeni bir şeye başlasam :P 




Odamda koca bir yüz istemiyorum tabii, o yüzden buna böyle bir sanatsallıkar bir şeylikler katıp, kafanın üst kısmını da kesip kapak yaparak dekoratif kutu (ya da saksı :P) yapacağım gibi. Var mı fikri olan? :D

17 Şubat 2013 Pazar

New Face / Yeni Yüz - Orman Perisi mi Olsa :)

Bi' gözü yere, bi' gözü göğe bakıyo zavallımın :P

Tatilde siparişleri de bahane edip biraz tembellik ettim, 1 hafta da şehir dışındaydım zaten. Baktım okul başladı başlayacak, cumartesi pazar oturup, sevgili Deb Wood'dan alma şansını yakaladığım online dersi çalışarak şimdiye kadar yaptığım en güzel yüzü yaptım :) Tabii kusurlar var, gözler dudaklar filan tekrar boyanıp düzelecek ama şimdilik aşk yaşıyoruz kendisiyle :P



Başlangıçta aklımda bir şey yoktu ama boyadıktan sonra kendisinin sevimli minnak bir orman perisi olması gerektiğine karar verdim :)



Gözleri de beyaz yarım toplar halinde yapıp piştikten sonra boyadım bu sefer. Rotring kapağıyla göz yapmanın sırları için ayrı bir post hazırlayacağım :P

İnsan yüzü anatomik olarak ne kadar zor bir şeymiş, kille simetriyi tutturmak ayrı bir mesele. Referans olarak bir resme bakarak çalışmak gerekiyor kesinlikle. Yaparken evirip çevirip her açıdan bakmak, bir de sıkça ara vererek durup tekrar bakmak gerekiyor hataları görebilmek için. Fotoğraf çekmek de faydalı, elinizdeyken görmediğiniz kusurlar fotoğrafta pötereee diye çıkıyor, tavsiye ederim :P


Bu da boyanmamış hali ve aşağıda yaparken çektiğim birkaç yapım aşaması fotoğrafı var, bayağı bir evrim geçirdi kendisi ^.^ 



ÖCÜ! :P Yine batırıyordum kurtardım neyse ki :P

Boyalar hakkında not: Bu sefer akrilik kullanmadım, nihayet Genesis'e terfi edebildim. Genesis boyalarıyla ilk denememdi bu, kendileri ısıyla sabitlenen, o zamana kadar da kurumayan özel boyalar. Akrilik gibi pişince etrafa yayılma veya ileride çıkma derdi yok yani, fırınlamak gerekiyor sadece. Fırça temizleme derdi filan da yok, ne güzel şey :P Terebentin vb. şeylerle inceltilebiliyorlar, kendi thinning medium'ları da var ama ben kokusuz terebetin kullandım (pebeo-odourless mineral spirits)

Ben son aldığım killerle birsürü getirtmiştim ama incelterek çok çok az kullanıldığı için 1 paket ömür boyu yetecek gibi görünüyor. Yani bunda ben sadece boyayı kaba koymak için kullandığım çay kaşığını iyice sıyırdıktan sonra kaşıkta kalan boyayı kullandım, ve daha yarısı bile bitmedi, kaldırmak zorunda kaldım bir sonraki kullanım için :D Çok hesaplılar, çok sevdim :D Dediğim gibi bir kutu bana ömür boyu yetecek gibi, elimde 10 gramlık (cc daha doğrusu) paketlerden fazla birer tane var, kaç renk bilmiyorum ama 8-9 renk olması lazım. Almak isteyen olursa mail atsın, ayrıntılı renk/foto filan göndereyim ^.^